Analog giriş, sürekli olarak değişen bir giriş sinyalidir; analog çıkış ise belirli bir değer aralığında sürekli olarak değişebilen bir çıkış sinyalidir. Analog girişler ve çıkışlar, özellikle sıcaklık, basınç veya ses gibi fiziksel büyüklüklerin hassas ölçüm ve kontrolü gereken sistemlerde kullanılır.
Analog giriş; genellikle bir fiziksel büyüklüğü, örneğin sıcaklık veya basınç, ölçmek ve bunu uygun bir elektrik sinyaline dönüştürmek için kullanılır. Giriş sinyali sürekli olarak izlenir ve ölçülen değer ekranda ya da göstergede görüntülenir.
Analog çıkış ise, bir fiziksel büyüklüğü kontrol etmek için belirli bir aralıkta sürekli değişen bir elektrik sinyali üretir. Mesela bir analog çıkış, bir ısıtıcının sıcaklığını kontrol etmek için ısıtma elemanına verilen akım miktarını değiştirerek kullanılabilir.
Analog girişler ve çıkışlar çoğunlukla beraber kullanılır; çıkış sinyali, giriş sinyaline bağlı olarak fiziksel bir süreci yönetmek için kullanılır. Sayısal bir sistemde kullanılabilmeleri için, analog girişler ve çıkışlar önce analog-sayısal çevirici (ADC) ve sayısal-analog çevirici (DAC) ile dijital sinyallere veya dijitalden analoga dönüştürülmelidir.
Analog Giriş & Çıkış - Eğitici Animasyon
Analog sinyal dünyası, dijital dünyaya göre daha çok "hayatın kendisi" gibidir. Çünkü doğadaki çoğu şey, örneğin sıcaklık veya ses dalgaları, aslında analog ve sürekli değişken yapıya sahip.
Endüstride analog giriş/çıkışlar olmadan proses kontrolü yapmak neredeyse imkânsız. Birçok eski tip PID kontrolcü ve sıcaklık göstergesi hâlâ analog G/Ç ile çalışıyor; güvenilirlik açısından da genellikle dijital sistemlere kafa tutuyor.
Tabii yeni nesil PLC ve otomasyon cihazlarında analog sinyal işleme artık daha hassas ve hızlı. Ancak analog G/Ç’lerin doğru kalibrasyonu yapılmazsa, en pahalı sistem bile saçma sonuçlar verebilir.
Sonuç olarak, ister sıcaklık ister basınç isterse seviye ölçümü olsun, analog giriş ve çıkışlar hala işin bel kemiği. Ölçülen ve kontrol edilen değerlerin "hayat gibi akışkan" olmasını sağlarlar.